Armağan Portakal'dan Öyküler

Armağan Portakal Doğma Yavrum Dünya Çok Kalabalık kitabında çocukluk yıllarından bahsederken kaybolan çocukluğun ardından yitik bir ülkeye yolculuğu anlatıyor. Kitapta yer alan öyküler kısa ve öz cümlelerle duyguyu en iyi şekilde yansıtıyor.

Teknolojiyle birlikte, gelişen dünyada hızla doğanın bize sundukları her şeyin değiştiği, insanlığın yok olduğu dünyamızda ne ekmeğin ne de domatesin eski tadı yok artık…

Bize bırakılan dünyayla geleceğe bıraktığımız ve bırakacağımız dünyanın nasılda tehlikeli bir hale geldiğini görmek… Çocuklar nasıl büyür ki? Siz varken ve siz yok olduğunuzda nasıl yaşamaya devam edebilir ki… Günümüz dünyası o kadar da güvenilir değil…

Armağan Portakal’ın Doğma Yavrum Dünya Çok Kalabalık kitabında bu duyguları hissettim diyebilirim.

Armağan Portakal, Salihli’de dünyaya gelmiş. Çevre Mühendisi fakat özel sektörde pazarlama üzerine çalışmış başarılı bir yazar. 2015 yılında Torlak Çiftliği’ni kurdu. O bir Egeli ve çevreye, doğaya olan duyarlılığını hem işine hem de satırlarına yansıtmış. Zeytini çok seviyor ve zeytincilik üzerine çalışıyor. Armağan Portakal “toprağın ritminde yaşayan bir çiftçi kadın”

“Yeni yıkanmış bahçenin kokusu yok artık. 

İri iri doğranmış domatesin zeytinyağına karışan kırmızı rengi de. Parmaklarından akarak yediğin, pembe beyaz gofret arasındaki kaymaklı dondurma da. 

Geride kaldı. Hayır, sen gittin. 

Biz gittik oralardan. Biz uzaklaştık… 

Çünkü… Büyüdük…”

Çocukluk denilen yitik ülkeye yolculuk… Küçük kızların kahramanları… Kadın olma, kadın olarak hayatta kalma sınavları… Doğma Yavrum Dünya Çok Kalabalık’ta Armağan Portakal kısacık öykülerle koca koca romanların yapamadığını yapıyor… Hepimizin yüreklerine kök salmış hislere yeniden can veriyor…

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz