CHP Lideri Özgür Özel Dünyaya Seslendi: “AKP’nin Amacı Muhalefeti Yok Etmek Değil, Ehlileştirmek!”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, dünyanın en saygın ekonomi ve siyaset yayınlarından The Economist için kaleme aldığı makalede, Türkiye ve Macaristan’daki demokrasi mücadelelerini karşılaştırdı. Özel, iktidarın amacının muhalefeti tamamen ortadan kaldırmak değil, onu kısıtlı bir alana sıkıştırarak “ehlileştirmek” olduğunu vurguladı.
“Güdümlü Rekabet” ve Illiberal Demokrasi
Özgür Özel, Macaristan’da Viktor Orban’ın ve Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun süren liderliklerinin dünyada “illiberal (özgürlükçü olmayan) demokrasi” kavramının en somut örnekleri haline geldiğini belirtti. Seçimlerin yapıldığını ancak yargı, medya, sivil toplum ve ekonomik gücün iktidar lehine büküldüğünü ifade eden Özel, siyasetin açık bir yarıştan “güdümlü bir rekabete” evrildiğini yazdı.
2022 ve 2023 Yenilgilerinden Çıkarılan Dersler
Hem Macaristan hem de Türkiye muhalefetinin geçmişte (2022 ve 2023 seçimlerinde) 6’lı geniş ittifaklar kurduğunu hatırlatan Özel, bu yapıların tabandan ziyade elitlerin ortaklığına dayandığı için başarısız olduğunu ifade etti.
Muhalefet hareketlerinin bu yenilgilerden ders çıkardığını belirten CHP lideri, başarının formülünü şu şekilde özetledi:
- Halkın doğrudan mobilizasyonu (harekete geçirilmesi)
- Disiplinli ve net mesajlar
- Güvenilir ve güçlü liderlik
Bu strateji sayesinde kendisinin liderliğindeki CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde AKP’yi mağlup ettiğini, Macaristan’da ise Péter Magyar liderliğindeki muhalefetin son genel seçimlerde anayasayı değiştirecek çoğunlukla zafer kazandığını vurguladı.
Macaristan ile Türkiye Arasındaki Kritik Fark: Yargı Silahı
Özel, Macaristan ile Türkiye arasındaki en büyük farkın Avrupa Birliği (AB) kurumsal çerçevesi ve iktidarın baskı düzeyi olduğunu belirtti. Macaristan’da adaletsiz bir yarışa rağmen barışçıl bir güç devrinin yaşandığına dikkat çeken Özel, Erdoğan liderliğindeki Türkiye’de ise yargının muhalefeti bastırmak için çok daha sert bir silah olarak kullanıldığını ifade etti.
İmamoğlu ve Belediye Başkanları Vurgusu:
“Cumhurbaşkanı adayımız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Erdoğan’ın adaylarını defalarca yenilgiye uğrattığı için asılsız siyasi suçlamalarla çalışma arkadaşlarıyla birlikte hapse atıldı. Macaristan’da muhalif lider Magyar seçimlerde özgürce yarışıp kazanabilirken, bizim cumhurbaşkanı adayımız bir yılı aşkın süredir parmaklıklar arkasında. 2024’ten bu yana 25 CHP’li belediye başkanı uydurma davalarla fiilen görevden uzaklaştırıldı.”
“Hedef Yok Etmek Değil, Ehlileştirmek”
İktidarın ana stratejisinin muhalefeti tamamen yok etmek olmadığını savunan Özel, “Amaç, muhalefetin seçimlere girmesine ve hatta büyük şehirleri yönetmesine izin verirken, onu daralan sınırlar içinde faaliyet göstermeye zorlayarak ehlileştirmektir” dedi. Bu durumun demokrasiden otoriterliğe geçiş değil, özgür rekabetten bir “çevreleme ve sınırlandırma” politikasına geçiş olduğunu ekledi.
Küresel Sınav ve Kürt Sorunu
Türkiye’nin nüfusu, jeopolitik konumu, NATO üyeliği ve enerji koridoru olması nedeniyle buradaki demokrasi mücadelesinin tüm dünya için evrensel bir sınav olduğunu belirten Özel, devam eden yeni barış sürecine de değindi. CHP’nin PKK ile yürütülen yeni barış sürecini taktiksel veya seçimsel değil, “barış ve demokrasinin birbirinden ayrılamayacağı” inancıyla, geniş bir demokrasi vizyonuyla desteklediğini ilan etti.
Özel, makalesini şu çarpıcı cümleyle bitirdi:
“Macaristan’daki muhalefet zaferi, demokratik gerileme konusundaki küresel tartışmalara enerji verdi. Türkiye’de yaşanacak demokratik bir kırılma (atılım) ise bu tartışmayı tamamen dönüştürecektir.” (Kaynak: The Economist)





















