Yaşamak İnsan Kalarak Yazıma başlamadan önce bugünün Sevgililer Günü modunda kutlanmaması gerektiğini tam aksine bir “anma” günü olduğunu belirtmekte fayda var.
Kadınlar dünya üzerindeki en güzel “neden”dir. Kadınlar olmasaydı şiir olmazdı, edebiyat, resim, sanat olmazdı. Sevgi hiç olmazdı.
Peki, Dünya Emekçi Kadınlar Günü Nasıl Ortaya Çıktı?
Bir dokuma fabrikası… Ağır çalışma şartlarında çalışan kadınlar… düşük ücretler, sekiz saati aşan zamanlar… İnsan doğasının(ruhunun-bedeninin) taşıyamayacağı, ağır koşullar… Bir gün bu koşullar işçilerin tahammül sınırını zorlar. Grev kararı alırlar ve taleplerini bildirirler.
“Daha iyi, sağlıklı koşullarda çalışmak, on saat iş günü, eşit işe eşit ücret…”
Grev Amerika’da gerçekleşen en önemli eylemlerden biri oldu. Kadınlar ayaklandı ve ortaya dalgalar boyu büyüyen bir protesto gösterisi çıktı.
16 saat boyunca çalıştırılan tekstil işçisi kadınlar… Tarih 08 Mart 1857’dir fabrikada yangın çıkar ve greve katılan kadınlar fabrikaya kilitlenir. Hepsi yanarak ölürler. Yanan kadınların üzerini tek taş yüzük kapatabilir mi? Ya da çok pahalı bir kürk? Hangi kapitalist maddi değerler onların ruhunu hafifletebilir ki?
Yangınlar sadece 1857 yılında çıkmaz. Yıl 1911’dir Triangle Gömlek Fabrikası’nda çalışan kadınlar ağır çalışma şartlarına karşı grev yaparlar. Ne tuhaftır ki burada da yangın çıkar. 129 kadın yanarak ölür. Yanan bir şöminenin karşısında akşam yemeği yiyerek mi kutlayacaksınız kadınlar gününü? Bu romantik yemek, ateş içinde yanan kadınların üzerini örtebilir mi?
Bence siz anneniz, ablanız, kız kardeşiniz, sevgiliniz, eşiniz için Tema’ya başvurarak fidan bağışında bulunabilirsiniz. Türkiye’nin her hangi bir yerinde bir fidanınız olacak. Daha anlamlı değil mi? Kadın demek doğa demek değil mi?
08 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde emekleri, mücadeleleri uğruna hayatını kaybeden tüm kadınları saygıyla anıyorum.
Alkışlarımla,
Yurda Yurtseven
(yurdayurtseven@gmail.com)





















