Erdoğan’ın derdi adaylık. Halk anayasa istemiyor, bu çok açık. AKP de bunun farkında. Tepkinin önüne geçmek için CHP’yi sürecin içine çekmeye çalışıyor. Çünkü biliyor ki tek başına adım atarsa bu anayasa girişimi meşruiyet kazanmaz. Bu yüzden CHP’yi sahneye figüran olarak çağırıyor.
Ama CHP bu oyuna gelmemeli. Bu sadece bir anayasa meselesi değil; bu, halk iradesine saygı meselesidir. Bu kadar otoriterleşmiş, güven duygusunu yitirmiş bir ortamda anayasa yapılamaz. CHP bu sürece girerse, yarın tüm sorumluluk da onun üzerine kalır. AKP’nin niyeti tam olarak budur: sorumluluğu paylaşmak, yükü devretmek.
Erdoğan aslında yeniden aday olamayacağını biliyor. Anayasa değişikliğine bu yüzden ihtiyaç duyuyor. Ama erken seçime gitmek de istemiyor. Çünkü erken seçim, CHP’nin iktidara yürüyüşünü hızlandırır. Bu ikilem içinde çözüm olarak yine CHP’ye sarılmak istiyor.
“Benim derdim aday olmak değil” diyerek meseleyi başkalarının üzerine atmaya çalışsa da hepimiz biliyoruz: Erdoğan sadece koltuğunu korumak istiyor. CHP ise bu koltuk oyununa ortak olmamalı. Anayasa potasına girmek, bu tuzağa düşmek demektir.




















