CHP İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde Basın Açıklaması Yaptı: “İddianameler Neden Yazılmıyor?”
İstanbul’un en yoğun adliye bölgelerinden Çağlayan Adliyesi, 1 Mart 2026 Pazar günü CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın düzenlediği basın açıklamasıyla bir kez daha gündeme geldi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in çağrısıyla gerçekleştirilen eylemde, siyasi gerekçelerle tutuklanan 5 belediye başkanının aylardır iddianame hazırlanmaması sert bir dille eleştirildi. “İddianame gecikmesi” ve “hukuksuz tutukluluk” vurgusuyla yapılan basın açıklaması, adalet talebinin yükseltildiği bir platforma dönüştü.
Eylem, İstanbul’un beş farklı ilçesinden beş koldan yürüyüşle başladı. Büyükçekmece, Beyoğlu, Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa ve Şile ilçe başkanlıkları öncülüğünde partililer, Çağlayan Adliyesi önünde bir araya geldi. Saat 15.00’te başlayan Çağlayan basın açıklaması, belediye başkanlarının eşleri, ilçe teşkilatları, gençlik ve kadın kolları üyeleri ile çok sayıda yurttaşın katılımıyla geniş bir kalabalığa ulaştı. Pankartlarda ve sloganlarda “Halkın iradesine sahip çıkıyoruz”, “Adalet gecikirse zulüm olur” mesajları dikkat çekti.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, açıklamanın ana konuşmacısı olarak kürsüye çıktı. Çelik, tutuklu belediye başkanlarının durumunu şu sözlerle özetledi: “İstanbul’umuzun beş ilçesinde, komşularının tertemiz oylarıyla ve güveniyle göreve seçilmiş belediye başkanlarımızın aylardır tek bir satır iddianamesi yok! Bu hukuksuzluğa dur demek için buradayız. İddianameler neden yazılmıyor? Siyasi operasyonlarla görevden uzaklaştırılan, özgürlüklerinden mahrum bırakılan bu isimler, halkın seçtiği iradeyi temsil ediyor. Adalet sarayları büyüdükçe adaletin küçülmemesi gerekiyor.”
Tutuklu belediye başkanları şu isimler:
Hasan Akgün (Büyükçekmece Belediye Başkanı)
İnan Güney (Beyoğlu Belediye Başkanı)
Hasan Mutlu (Bayrampaşa Belediye Başkanı)
Hakan Bahçetepe (Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı)
Özgür Kabadayı (Şile Belediye Başkanı)
Bu isimlerin ortak özelliği, yerel seçimlerde halkın güvenini kazanarak seçilmiş olmaları ve ardından çeşitli suçlamalarla tutuklanmaları. Ancak tutuklanmalarının üzerinden aylar geçmesine rağmen savcılık tarafından iddianame hazırlanmaması, CHP tarafından “siyasi intikam” ve “hukukun araçsallaştırılması” olarak nitelendiriliyor.
Çağlayan Adliyesi önündeki eylemde konuşan ilçe başkanları da benzer tepkileri dile getirdi. Büyükçekmece ilçe teşkilatı adına yapılan açıklamada, Hasan Akgün’ün yıllardır ilçeye hizmet ettiği, halkın sevgisini kazandığı ancak şimdi “delilsiz” tutulduğu vurgulandı. Beyoğlu’nda İnan Güney’in kültürel mirası koruma çalışmalarının engellendiği, Bayrampaşa’da Hasan Mutlu’nun sosyal projelerinin kesintiye uğradığı ifade edildi.
Gaziosmanpaşa ve Şile başkanlarının da benzer şekilde mağduriyet yaşadığı belirtildi.
Eylemin sembolik yanı da dikkat çekiciydi. Beş ilçeden beş koldan yürüyüş, “birlikte mücadele” ve “halk iradesinin bölünemeyeceği” mesajını taşıyordu. Partililer, “Adalet istiyoruz, hukuk istiyoruz, demokrasi istiyoruz” sloganlarıyla adliye binasına doğru ilerledi. Basın açıklaması sırasında hazırlanan metinde şu ifadelere yer verildi: “Halkın seçtiği iradeyi gasp etmek, yargıyı siyasallaştırmak anlamına gelir. Bu durum, yalnızca beş belediye başkanını değil, tüm Türkiye’deki yerel yönetimleri ve demokrasiyi tehdit etmektedir.”
Basın açıklaması sonrasında CHP İstanbul İl Başkanlığı, konunun takipçisi olacaklarını açıkladı. Özgür Çelik, “Bu eylem bir başlangıçtır. İddianame hazırlanana, arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşana kadar mücadelemiz sürecek” dedi. Eyleme katılan yurttaşlar da sosyal medyada #İddianamelerNedenYazılmıyor etiketiyle destek verdi.
Bu gelişme, Türkiye siyasetinde yerel yönetimler ile merkezi yargı arasındaki gerilimi bir kez daha gözler önüne serdi.
Özellikle 31 Mart yerel seçimlerinin ardından başlayan süreçte, bazı belediye başkanlarının görevden alınması ve tutuklanması, muhalefet partileri tarafından “siyasi müdahale” olarak yorumlanıyor. CHP İstanbul, bu eylemlerle hem tabanını konsolide etmeyi hem de kamuoyunda adalet tartışmasını canlı tutmayı hedefliyor.
Çağlayan Adliyesi önündeki bu anlamlı eylem, adaletin gecikmesinin yarattığı mağduriyetleri bir kez daha hatırlattı. Belediye başkanlarının tutukluluk hali devam ederken, iddianame hazırlanmaması sorusu ise cevapsız kalmaya devam ediyor.
Eylemin en çarpıcı bölümlerinden biri, tutuklu belediye başkanlarının eşlerinin kısa konuşmalarıydı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün eşi, gözyaşları içinde “Eşim 35 yıldır bu ilçeye hizmet etti, şimdi delilsiz cezaevinde. Çocuklarımız babalarını özlüyor” diyerek duygusal anlar yaşattı. Diğer eşler de benzer mağduriyetleri dile getirerek, sürecin aileleri nasıl derinden etkilediğini anlattı.
Katılımcılar arasında çok sayıda avukat, akademisyen ve sivil toplum temsilcisi de yer aldı. İstanbul Barosu’na bağlı bazı avukatlar, “Tutukluluk hali makul süreyi aştı, bu açıkça Anayasa ihlalidir” yorumunda bulundu. İddianame gecikmesinin yalnızca CHP’li belediyelerle sınırlı kalmadığı, benzer süreçlerin diğer muhalif isimlerde de yaşandığına dikkat çekildi.
Çağlayan Adliyesi önündeki kalabalık, basın açıklaması sonrası dağılırken “Halkın iradesi zincire vurulamaz” sloganlarıyla meydanı inletti. CHP İstanbul teşkilatı, önümüzdeki haftalarda hem Ankara’da hem de diğer illerde benzer eylemler planladığını duyurdu. Amaç, konuyu ulusal gündeme taşıyarak yargı bağımsızlığı tartışmasını büyütmek.
Bu eylem, 2026 yılının ilk aylarında Türkiye’de yerel yönetimler ve yargı arasındaki gerilimin yeni bir simgesi haline geldi. Tutuklu başkanların aileleri, partililer ve yurttaşlar bir ağızdan “İddianameler neden yazılmıyor?” sorusunu sormaya devam ediyor. Adaletin tecelli etmesi için mücadele sürüyor. (Kaynak: CHP)





















