CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, sanayide yaşanan daralmanın, ekonomik daralmanın habercisi olduğunu belirtti. Erdoğdu ” “Sanayi üretim endeksi çakıldı. Aylardır uyardığımız daralma, devletin resmi kurumu tarafından açıklandı. Endeksteki bu düşüş, krizin uzun süreli olacağının işareti. Ülkenin halka yalan söylemeyen, gerçekler üzerinden hareket eden bir kriz yönetimi anlayışına ihtiyacı var” şeklinde konuştu.
TÜİK tarafından açıklanan verilere dayanarak sanayi kesimde geçen yıla oranla yüzde 6,5’lik bir düşüş yaşandığını söyleyen Erdoğdu konuşmasına şöyle devam etti:
“Sanayi üretiminde son on yılın en büyük daralmasının görülmesi, ekonomi yönetiminden bihaber olanların memleketi sürükledikleri krizin etkilerinin daha uzun süre görüleceği anlamına geliyor. Cari işlemler hesabı Kasım ayında 986 milyon dolar fazla vermişti. Bunun arkasında ithalatın aylık 20 milyar dolar seviyelerinden 15 milyar dolara gerilemesi yatıyor. Başka bir deyişle Türkiye’de ithalata bağımlı sektörler daha az ithal ediyorlar ve daha az üretimde bulunuyorlar. Örneğin takvim etkisinden arındırılmış ara malı üretimi yıllık yüzde 11,9; sermaye malı üretimi de yüzde 8,3 azalmış durumda. Sanayideki bu daralma işgücü piyasasından, iç talebe birçok faktörü negatif etkileyecek.”
Akılcı Yönetime İhtiyaç Var
Enflasyon ve yüksek faizler nedeniyle yatırımın zor olacağını söyleyen Erdoğdu “Türkiye’de köklü sorunlar çözülmeden ekonominin cari fazla vermesinin ekonomik daralmanın ifadesi olduğunu aylardır söylüyoruz. Bunu görmeden, Aralık ayında Türkiye ekonomisinin en kötüyü geride bıraktığını söyleyenler, Türkiye ekonomisinde küçülme yaşanmayacağını ilan edenler halka yalan söylüyorlar. Üstelik öncü göstergeler ellerindeyken bunu yapmaları aynı zamanda piyasa oyuncularını yanlış yönlendirmeye çalıştıklarını da gösteriyor. Oysa Kasım ayı sanayi üretim rakamları gösteriyor ki, son çeyrekte negatif büyüme derin olacak.” dedi.
Akılcı yönetime ihtiyacın olduğuna vurgu yapan Erdoğdu konuşmasını şu şekilde noktaladı
“Türkiye’nin artık hem bir ekonomik kriz sorunu, hem de krizin yönetimi sorunu vardır. AKP kadrolarının kifayetsizliği krizin süresini uzatıyor, etkisini derinleştiriyor. Akılcı bir teşvik politikasına, kamusal istihdam projelerine ve işçiye – işverene yalan söylemeyen, gerçekler üzerinden hareket eden bir kriz yönetimi anlayışına ihtiyaç bulunuyor. Oysa krizin sorumluları, krizi en az zararla atlatmak için gerekli ve sanayiyi kurtaracak önlemleri uygulamaktan ısrarla kaçınıyor.” (Kaynak: CHP)





















