Antalya Film Festivali Üzerine
Antalya Film Festivali Üzerine

Geçtiğimiz günlerde 56’cısı düzenlenen Antalya Film Festivali üzerine çok şey söylendi ve yazıldı. “Öze Dönüş” sloganıyla, içerik olarak güzel bir organizasyondu. Bu anlamda CHP Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i tebrik etmek lazım. Peki, ya hiç yapılmasaydı. Yani Antalya’yı bir AKP’li yönetseydi bu festival devam edebilir miydi? Bu pencereden de bakmak gerekiyor. Bir çok kaliteli film hakkettiği ödülü aldı. Ödül sırasında verilen toplumsal mesajlar da kayda değerdi. Buraya kadar her şey güzel…

Kırmızı Halı Merakı

Benim ödül törenlerinde anlayamadığım mevzu ise şudur. Neden böylesi sanatsal ödül törenlerinde, sanatla ilgilenen kişilerin dışında daha çok sanatla alakası olmayan kişiler davet edilir. Sanırım bu törene bütün belediye elemanları da katılmış hatta yoldan geçen dahi davet edilmiş gibi… Bilemiyorum. Kısacası sanatla ilgisi olmayanların orada ne işi var? Sanatın içindekiler hariç, diğer kişilerin nedir bu kırmızı halı üzerinde yürüme ve poz verme merakı anlamış da değilim ve kahkahayla gülerim. Şayet sanatla ilgilinen biri olmasaydım, 2008’den beri tiyatroyla ilgili yazılar yazan biri olmasaydım eğer, yanımda sinemaya-tiyatroya emeğini vermiş kişilerin kırmızı halı pozunu vermesi gerekirken benim böyle bir poz vermem ne haddime vallahi utanırdım.

Festival Yönetmeliğine Uyuldu mu?

Anlamadığım festival yönetmeliğine aykırı olduğu halde neden bu kadar çok filme ödül verildi? Oysa yönetmeliğin 23. maddesine göre “Ana Jüri, En İyi Film, Dr.Avni Tolunay Özel Ödülü, En İyi Yönetmen ödülleri iki film arasında paylaştıramaz. Ancak bu ödüller Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülünü ‘Aşk, Büyü’ ve ‘Küçük Şeyler’ arasında paylaştırdı.
27. madde de ise “En İyi Film, Dr. Avni Tolunay Jüri Ödülü ve Behlül Dal En İyi İlk Film ödülleri de aynı filme verilmez. Bilemiyorum, siz daha iyi bilirsiniz?

Gelelim kıyafetlere… Davetli olan oyuncuların çoğu çok şık ve güzeldi. Ancak sanatın dışında olan bir çok davetli Alanya sahilinden kendini ödül törenine atmış gibi gelmişti. Bu tarz ödül törenlerine arkadaşınızın, akrabanızın düğününe gelir gibi giyinmek o törene saygısızlıktır bana göre.. Yani bu tarz ciddi ödül törenlerine gelinin görümcesi gibi giyinerek gelmeniz sizi komik durumuna düşürür. Giyim konusunda ne yazık ki abartıyoruz. Aşırı payetli, pullu, parlak giyinmeyi, aşırı dekolteli giyinmeyi yani giyimde, kuşamda abartıyı şıklık sananlar var. Oysa sadelik ve şıklık fiziğinize yakışanı giymektir. Kilolu birinin aşırı dar giyinmesi şıklık olamaz rüküşlük olur.  Göbekliyseniz eğer göbek bölümündeki detayın drapeli olması doğru bir tercih olacaktır. Koyu renkleri tercih edersiniz daha zarif ve zayıf görünürsünüz. İnce kumaşları değil kalın kumaşlardan kıyafetleri tercih etmeniz doğru olur. Şayet ince bir yapıya sahipseniz siyah değil, beyaz, kırmızı, mavi, gri, lila gibi renkleri tercih edebilirsiniz. Şifon ve dantelli detaylar da size yakışır.

Her yıl davet edildiğim Afife Jale Tiyatro Ödül törenine yoğunluğumdan dolayı katılamadım iki yıl. Ancak bu yıl önemli bir işim olmazsa katılmayı düşünüyorum. Ben genelde bu tarz törenlerde siyah, beyaz renkleri tercih ederim ya da iki rengi kombinlerim. Sadelik en güzel şıklıktır buna inananlardanım.

Bu eleştirilerimi 2008 yılında ünlü İngiliz yönetmen Mike Figgis’in önderliğinde yapılan Kurgusal Kısa Film Yarışması’nın Türkiye Birincisi olarak yazıyorum. Ardından hazırladığım diğer filmde İstanbul’u tanıtmış ve kısa filmim İngiltere’de film festivalinde yayınlanmıştı izleyenler arasında Nikolas Cage’de vardı. O yüzden yazdıklarımı ciddiye alın ya da almayın. Keyfiniz bilir.

Alkışlarımla…

(yurdayurtseven@gmail.com)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz