Marquis De Sade’den En Çok Kendisine Yabancıdır İnsan Yazarın bütün eserlerinin derlenmiş etkileyici kitaplarındandır. Aforizma okumayı seviyorsunız bu kitap tam size göre…
“Mutsuzluklarıma benim düşünce tarzım değil diğerlerinin düşünme tarzı neden oldu”
Aforizmaları okuduğunuzda yazarın iç dünyasını, dünyaya bakış açısını anlayabilirsiniz. Kitap, doğal, sade ve farklı başlıklardan oluşuyor. Hayatın sürekli bir değişim içinde olduğunu, hiçbir şeyin yerinde kalmadığını sürekli dönüştüğünü aktarıyor. Yıkılan birgün yeniden ayağa kalkar. Doğanın insanla bütünleşmiş bir düzen olduğunu vurguluyor. Bu düzenin hiç bozulmaması gerektiğini bozulduğunda insanlığında yok olacağını savunuyor. Yazar evliliğe karşı olup gelenekçiliğe de zıt bir düşünceye sahip. İlkçağlarda yaşanan doğal özgürlüğü savunan biri. Deist bir inanca sahip olduğunu anlayabilirsiniz. Yazar evrensel kurallara ve günümüz dünyasına aykırı bir karakterde… Yani her ırk kendi kuralına göre yaşıyor. Bu nedenle kuralsız ve özgür yaşanması gerektiğine inanıyor. Evlilikle, ilişkilerle ilgili düşüncelerini okuduğunuzda hedonist-sadist bir kişiliğe sahip olduğu konusunda şüpheye kapılabilirsiniz.
Yazar, Niccolo Machiavelli’nin Prens isimli kitabında yer alan siyaset etiğine de vurgu yapıyor.
Düşünceleri nedeniyle yıllarca hapis yatmış olan filozofun tartışma yaratan kitaplarından biri. Yazar her insanın bilinç altında bir sapkınlık olduğunu düşünüyor. Bazı aforizmaları ise yıllar öncesinden Faşizme karşı yazılmış. Filozofun metaforları faşizm altında yönetilen kitleleri psikolojik olarak etkilemiştir. Marquis’in metaforik aforizmaları dönemin Avrupa’sında dinin sosyal yaşamdan uzaklaşmasına neden olmuş modernizmi, özgürlüğü ve büyük bir değişimi getirmiştir.
“Diyorsun ki, düşünce tarzım tasvip edilemez. Umursamadığımı mı sanıyorsun? Başkaları için bir düşünce tarzı benimseyen ne zavallı bir ahmaktır!”
“Bu kadar kolay değiştirebiliyorken, kaderinizden neden yakınırsınız?”
“En büyük hazlar üstesinden gelinen tiksinçliklerden doğar.”
“Siyasete göre cinayet bir suç mudur? Tersine, ne yazık ki bunun, siyasetin en önemli ve en büyük araçlarından biri olduğunu itiraf etmeliyiz.”
“Mutluluk, hayal gücünün ürünü olan bir soyutlamadır. Bir duygulanım biçimidir ve tamamıyla bakma ve hissetme yöntemimize bağlıdır. İhtiyaçlarımızın karşılanması dışında insanların tamamını mutlu eden başka bir şey yoktur. Her gün komşusunu üzen bir durumdan mutlu olan bir insan görebiliyoruz. Bu yüzden mutluluğu garanti eden hiçbir şey yoktur. sadece mevcut anayasamız ve felsefi ilkelerimizle şekillenen biçimde var olabilir.
“Aşk nedir ki? Bence güzel bir nesnenin özelliklerinin üzerimizdeki etkisinin sonucudur.”
“İyilerin sayısı kadar kötüler vardır, dünyanın de am eden dengesi kötüler kadar iyi insanların da varlığına ihtiyaç duyar.”
“Bütün evrensel ahlak kuralları yararsız fantezilerdir”
“Doğanın kendimiz yerine başkalarını seçmemizi söyleyen tek bir öğüdü var mı? herkes bu dünyada kendi başına değil mi?”
“Aşk gururdan daha güçlüdür.”
“Birisi güvende olmadığı için ağlarken diğeri korkar, krallar bu yüzden zalimdir.”





















