Bak AKP’li kardeşim, ben senin gibi, futbol takımı tutar gibi parti tutmuyorum. Bir partiyi ya da kişiyi desteklerken yalakalık yapmama gerek yok çünkü maddi ve manevi kendimi gerçekleştirmiş biriyim ki bu Maslow’un gereksinim-ihtiyaç açıklamasında yer alır. Şimdi sana Maslow’u anlatamam git araştır bul. Kısacası ben parti veya kişiyi desteklerken aklımı ve mantığımı kullanıyorum. Erdoğan’a oy verdin kazandın. Seni tebrik etmem çünkü haksızlığın, eşitsizliğin adaletsizliğin olduğu bir ortamda kazan-mış gibi oldun çünkü adaletsizliğin ortasında seçimi kazanmak acizliğin zaferidir. 2 milyon gibi az bir farka zafer demem çünkü tüm engelleri muhalefet liderinin önüne koydunuz. Eğer, seçim adil bir şekilde gerçekleşseydi kaybedeceğiniz kesindi.
Dolar 30 TL olacak dedik
Bak AKP’li kardeşim sana seçimden önce “dolar 30 TL olacak, zamlar daha da çok artacak, bir ülkenin güvenliğini sağlaması savunma sanayinin güçlü olmasıyla yeterli olmuyor, en büyük sorun ekonomi” dedik, “ülkenin her yeri satılmış, en küçük kırıntısına kadar satılmaya devam edecek” dedik. Mültecilerin para karşılığı getirildiğini bunun arkasında Avrupa Birliği ve Vatikan olduğunu söyledik ki Erdoğan’a desteğini belli edenlerden biri de Papa oldu, bunu da attığı tweetle kanıtladı. Bunların amacı ülkenin kültür ve ahlakını bozmak, sosyolojisini yozlaştırmak, ülkenin demografisini bozarak dünyanın en ilkel, en vahşi kıtası olan Ortadoğu’ya çevirmek olduğunu söyledik lakin sen “dinimiz elden gider, ezan kesilir, güvenliğimiz yok olur” dedin ve aç karınla Togg’la hava attın. Kardeşim yanıldığını yakın zamanda anlayacaksın ve sen AKP’ye oy verdiğin için utanacaksın ancak iş işten geçmiş olacak.
Bak kardeşim kızın, eşin yolda yürürken bir mültecinin tacizine uğrayacak, dükkânın mülteciler tarafından yağmalanacak, kuzenin cep telefonu yüzünden bıçaklanacak. Bunlar yaşanıyor ve yaşanmaya devam edecek. Sende bundan nasibini alacaksın kardeşim. “Bana bir şey olmaz” demeyeceksin.
Bak AKP’li kardeşim muhalefete “çatla, patla, kooo….” diyorsun ya bu ülkenin en üretken, maddi durumu iyi, kültürlü, entelektüel, eğitimli kesimi Kılıçdaroğlu’na oy verdi. Bunu ülkenin oy haritasından da anlayabilirsin. Haa! Bunu yazdım diye sakın komplekse girip mağduriyet hissetme çünkü insan tercihlerine göre yaşar, bunu sen seçtin. Biz muhalifler istedik ki, sende istediğini alabilesin, en ucuz ayçiçek yağını almak için market market gezmeyesin, çocuğun en güzel dondurmayı, çikolatayı yiyebilsin, kırmızı et tüketebilsin, okula giderken beslenme çantasına yumurta, süt, muz koyabilsin.
İyi oku AKP’li kardeşim, niyetim seni ikna etmek, verdiğin karar nedeniyle pişman ettirmek değil amacım aramızdaki farkı görebilmendir. Bana ve arkadaşlarıma “kudur, çatla, patla, koyduk mu?” diye yazıyorsun ya, bu senin ne kadar küçük beyin hücresine sahip olduğunu ve ne kadar şuursuz olduğunun da kanıtıdır. Bu cümleler seni tasvir eden çirkin kelimelerdir.
Şunu unutma ki 21 yıldır nasıl yaşamaya devam ediyorsak yine yaşarız ancak eminim ki senin hayatında eksilmeler olacaktır.
Bana kime oy verdiğini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim
Ben Kılıçdaroğlu’na oy verdim ve müşahitlik yaptım, bir oyun bile peşine düştüm, korudum. Oyum Kılıçdaroğlu’na helal olsun çünkü doğru dürüst, özü-sözü ve geçmişi temiz birine oy verdim, doğru tercih yaptığım için vicdanım rahat ve huzurluyum. Hani bir atasözü vardır “bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” ben de diyorum ki “bana kime oy verdiğini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” anladın mı kardeşim aradaki farkımızı?
Bak AKP’li kardeşim! Ben istedim ki aramızda ekonomik eşitlik olsun, sende kültür gezilerine git, şehir şehir dolaş, deniz kenarında güneşlen, denize gir yüz, yurt dışına git ya da en azından boğazda keyif yap, sevgilinle kafeye gittiğinde “çay-kahve neden bu kadar pahalı?” deme. Depreme karşı güçlü evlerde yüksek fiyatlar ödemeden rahatlıkla otur, ucuz işçi diye çalıştırılan Suriyeliler yerine seni işe alsınlar diye muhalifim.
Bak AKP’li kardeşim, benim konfor alanım hiçbir zaman değişmedi aynı ve hayatımda hiçbir değişiklik yok inan ki yazın tatilimi yapıyorum, İstanbul’un en güzel yerinde yaşıyorum bu böyle devam edecek. Sen, senin için istediğimiz bu imkanları elinin tersiyle itiyorsan bana ne! Fakat bundan sonra zamlardan şikâyet etme çünkü sen bu şekilde yönetilmek istiyorsan bana ne!
Koyun gibisin kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin hemen ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Anladın mı AKP’li kardeşim.
Alkışlarımla,
Nil Yurda





















