Hayat İstasyonun Dışında, Hayat Sokakta Dün İstanbul Devlet Tiyatrosu Üsküdar Tekel Sahnesi’nde Olexandr Viter’in yazdığı İstasyon oyununun galasındaydım. Olexandr Viter 26 Şubat 1972 yılında Kiev’de dünyaya gelmiş. Aynı zamanda senarist, şair ve oyuncu. Oyun Ukrayna’yla Türkiye arasında tiyatro alanında iletişim açısından da güzel bir adım olmuş.

Üsküdar Tekel Sahnesi tarihsel bir mekan ve böylesi yerlerin Tiyatro sahnesine dönüştürülmesi gerçekten çok güzel keşke bütün tarihsel alanlar sanatsal etkinliklerin gerçekleştiği mekanlara dönüştürülse… Sahne dekoru olarak ağaç dalları kullanılmış. Ses efekti gayet iyi yapılmış ve kostümlerde gayet iyi hazırlanmış özellikle Amazon kıyafeti için tasarım diyebilirim. Oyunculuk çok çok iyiydi. Zeynep Alper artikülasyonu, mimikleri, dans performansı role oldukça uygundu kısacası motivasyonu çok iyiydi.  Berrin Akhasanoğlu’nun erkek olma hayalinin gerçekleştiği o anda bir anda erkeksi bir mimiğe ve hareketlere bürünmesi rolden role geçişi çok iyiydi.

Oyunun Konusu 

Oyunun felsefi bir boyutu var. Düşündürüyor, yüzleştiriyor, sorguluyor? İstasyona benzemeyen, adı, bilet gişesi, müdürü olmayan bir istasyonda olduğunuzu düşünün. İstasyona gelmiş üç kadın. Biri Tanya… Tanya (Gamze Yapar Şendil) 9’dan 6’ya kadar bir ofiste çalışmış, evlenmek istemiş ancak evlenememiş hayat içinde mücadele etmiş, hayaller kurmuş… Ancak ne yapsa da olmayınca mücadeleyi bırakmış, pes etmiş ve kendini bu istasyonda bulmuş. Kendi başına yaşamaya başlamış yalnızlığı seçmiş. Bir gün istasyona Olga gelir. Olga (Berrin Akhasanoğlu) üniversite öğrencisidir, sınava gitmek için trene binmek zorundadır fakat tren bir türlü gelmez. Daha sonra Irina (Zeynep Alper) gelir. Irina evlendiği gün gelinliğiyle kaçar o da istasyona gelir. Bu üçlü arasında kendilerini ve hayatlarını sorgulayan düşünsel bir yolculuk başlar.

Hayat içerisinde hatalar yaptığınızda beklediğiniz tren ya geç gelir ya da hiç gelmez. Bu istasyonda olma sebebiniz de budur yanlış kararlar ve hatalar, gerçekleşmeyen hayaller…

Bazen olmak istediğimiz şeylerle yüzleştiğimizde, olmasını istediklerimizin bizim ruhumuzla örtüşmediğini, bizi yansıtmadığını anlarız. O hayalimiz gerçek olsa bile bu bizi mutlu etmez. Olmasını istediğiniz şey sizin emek vermeden sadece egosal olarak sizi tatmin edecektir fakat hiç bir zaman mutlu etmeyecektir.

Yaşamın içinde sorunların ve bu sorunlara karşı mücadelenin olduğunu unutmamak gerekir. Sorunlardan ve mücadeleden kaçmak amaçsız ve eylemsiz bir yaşama dahil olmak sizi kendinize yabancılaştırdığı gibi bir kayboluşa neden olur. Öyle ki isimsiz, anlamsız bir hayata sahip olursunuz.

Hayat, inanmak ve mücadele etmektir

Hayat içinde gerçekten ne istediğimizi bilmemiz gerekir. Bu istasyonda bütün istekler mücadele etmeden hemen gerçekleşiyor bu yüzden ayrılmak da çok zor oluyor.

Olga’nın isteği çok zengin olmak, sevdiği adamdan çocuk sahibi olmak ve erkek olmaktır. Bütün istekleri gerçekleşir ancak bu onu mutlu etmez. Çünkü “İnsanı mutlu eden, mücadele ve zaferdir.” der Arthur Schopenhauer

Irina’nın hayali ise sevmek, sevilmek ve aşık olmak. Irina’nın isteği olur çantasında bir aşk mektubu bulur ve okur. O anda Tanya şöyle der “mühim olan senin zor anlarında yanında olacak birine aşık olmaktır.” Irina o anda gerçekleşen hayalinin onu mutlu etmediğini çünkü mektubu yazan kişinin onu gerçekten sevmeyeceğini, yalan olduğunu anlar.

Konfüçyüs “Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da o yoldan çekil” der. Eğer, bir yolunuz yoksa yoldan çekilmek istiyorsanız kendinizi istasyonda bulursunuz.

Mücadele etmeden kaçınılan her hayalin, isteğin sonucunda yaşanan mutsuzluğun sonu bu istasyona çıkar.

Bir hayalinizi gerçekleştirmek istiyorsanız bunu yürekten ve bedel ödemeyi göze alarak istemelisiniz. Emeksiz, bedelsiz hiç bir başarı, hayal asla gerçekleşmez. Bedeli olmayan amaçlar sizi mutlu etmez.

Oyunun Künyesi

Yazan: Olexandr Viter

Çeviren: Sanem Cevher

Yöneten: Ali Atilla Şendil

Dekor&Köstüm Tasarım: Şirin Dağtekin Yenen

Işık Tasarım: Nejat Karaorman

Yönetmen Yardımcısı: Berrin Akhasanoğlu

Sahne Amiri: Tankut Saraçoğlu

Oyuncular: Gamze Yapar Şendil, Berrin Akhasanoğlu, Zeynep Alper

Bu istasyonda her şey bedel ödemeden gerçekleşir ancak bir süre sonra gerçekleşen hayalleriniz sizi sıkmaya ve mutsuz etmeye başlar. Bu istasyon sadece egolarınızı tatmin eder. Gerçek mücadele istasyonun dışındadır.

“Emek olmadan hiçbir şey yetişmez.” (Sofokles)

Hayat istasyonun dışında… Emek, mücadele, hayat sokakta…

Alkışlarımla,

Yurda Yurtseven 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz