Seçime beş gün kaldı. Beş gün sonra 21 yıllık tek adamlı iktidardan kurtulacağız. Kılıçdaroğlu dün gece “Bazı unsurların seçim gecesi sokağa çıkıp taşkınlık, yapacağına dair bilgiler geliyor, herkesin sakin olmasını istiyorum çok net yazıyorum kaybedecekler ama sonucu kabul etmeyip darbe yapılıyor diye tabanını sokağa çağıracak. Plan ve hazırlık bu…” açıklamasında bulundu.
Geçtiğimiz hafta Cem TV’nin Hayata Dair programına katılmış ve seçimlerle ilgili konuşmuştum. Konuşmamda Kılıçdaroğlu’nun açıklamasına benzer beyanlarda bulundum. Millet ittifakı seçmeninin kaliteli, eğitimli bir seçmen profili olduğunu taşkınlık, şiddet, öfke gibi bir yapıya sahip olmadığını eğer olay çıkarsa bunu Cumhur ittifakı seçmeninin çıkaracağını belirtmiştim. Programın sonunda ise sakin ve soğukkanlı olmalarını belirterek seçim zaferini sakin, sevgi ve barış içinde kutlamalarını söylemiştim.
Oklokratik Yönetim
Ben Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazanacağından eminim. Ancak cumhur ittifakı seçmeninin provokasyonlarına karşı dikkatli olmalısınız. Kesinlikle karşılık vermeyin, sakin olun, onların her türlü hareketine karşı mizahla ve zekanızla karşılık verin.
Seçim gecesi Kılıçdaroğlu’nun kazanması durumunda çıkacak olan taşkınlıktan, olaylardan AKP sorumludur şimdiden bunu yazmak isterim.
Siyaset felsefesinde oklokrasi diye bir kavram vardır. Oklokrasi “yetkinliği ve bilgisi olmayan geniş halk kitlelerinin desteğini alan popülist siyasetçilerin devlet yönetiminde mutlak güç elde etmesiyle oluşan bir yönetim şeklidir. Bu yönetim uzun ve geniş bir dönem içinde kendiliğinden oluşmaktadır. Diğer kavramlardan biri de kakistokrasidir. Kakistokrasi ise en niteliksiz vatandaşların hükümeti oluşturduğu yönetim biçimidir. Bu kavram ilk olarak 17. yüzyılda kullanılmıştır. Türkiye siyaset tarihinde 21 yıldır yaşananda budur. Türkiye 21 yıldır oklokrasi ve kakistokrasi kavramlarıyla yönetilmiştir.
Millet ittifakının yeniden düzenlemesi ve düzeltmesi gereken en önemli konular ise ekonomi, eğitim ve hukuk sistemidir. Bu alandaki kadroları yeniden düzenlemeleri gerekir. Bertholdt Brecht’in sevdiğim bir sözü vardır “önce ekmek sonra ahlak” yani ekmeği kaybederseniz ahlakınızı da kaybedersiniz. Bu yüzden öncelikle düzeltilmesi gereken ekonomidir. Toplumda yaşanan yozlaşmanın, ahlaki bozukluğun nedeni ekonomi ve liyakatsizliktir.
Maltepe Mitingi
Geçtiğimiz cumartesi günü Millet İttifakı’nın İstanbul Maltepe etkinlik alanında düzenlediği mitinge katıldım. Her kesimden insanlar gelmişti. Öncelikle protokole geçtim. Protokolde siyasi kişiliklerden, sanatçılara, yazarlara kadar herkes oradaydı. Ardından halkın arasına katıldım onlarla sohbet ettim. Hepsinin yüzünde isyan ve umut vardı. Onları gülümseten ve umutlandıran ise Kılıçdaroğlu’nu sevgi dolu gülümsemesi, bakışları ve her şeyden önce ülke ve halk için hazırladığı vaatlerdi. Kılıçdaroğlu’nun samimiyetine ve verdiği sözü yerine getirebileceğine inanan biriyim. Millet ittifakı arasındaki bu uyumlu duruşun seçimden sonra da süreceğine inanıyorum. Şayet aralarında bir uyumsuzluk olsaydı bu masa çoktan dağılmıştı. Bir ailede kardeşler arasında dahi zaman zaman anlaşmazlıklar olur o yüzden böylesi durumları çok dikkate almamak gerekir. Beş parmağın beşi bile bir değil ancak onları birbirine bağlayan ve yumruk haline getiren bilek gücü olduğunu unutmayın.
Buradan başta AKP seçmenine ve diğer bütün partilerin seçmenlerine söylüyorum oy kullanmaya giderken 21 yılın size neler kaybettirdiğini, neler yaşattığını düşünün ve geleceğiniz için Kılıçdaroğlu’na oy verin.
Markete giderken çocuğunuza bir çikolata alamıyorsanız, çayınızı ve simidinizi kredi kartıyla alıyorsanız, faturalarınızı kredi kartıyla ödüyorsanız, aldığınız asgari ücret ve emekli aylığı yetmiyorsa bunun sorumlusu AKP’dir.
Bankalara müdahale edip dövizi değerli hale getirip, Türk lirasını değersizleştiren AKP’dir.
Siz gittikçe fakirleşiyorsanız ve onlar zenginleşiyorsa bunun nedeni AKP’dir. Bunu düşünerek oy verin!
Bugün siz yemeğinize soğan dahi katamazken onlar keyifle ejder meyvesi yiyorsa bunun sebebi senin verdiğin oyla bu ülkeyi 21 yıldır yöneten AKP yüzündendir. İyi düşün!
Atatürk’ün çok sevdiğim bir cümlesini hatırlatırım “Şimdiye kadar milletimizin başına gelen bütün felaketler kendi talih ve geleceklerini başka birisinin eline terk etmesinden kaynaklanmıştır. Bu kadar acı tecrübeler geçiren milletin bundan sonra egemenliğini bir kişiye vermesi kesinlikle mümkün olmayacaktır. (1923)
Kazanacağımıza inanıyorum ve 15 Mayıs günü Atatürk devrimlerinin yeniden canlanacağı, dirileceği bir gün olacaktır.
Alkışlarımla,
Nil Yurda
(yurdayurtseven@gmail.com)























