Önce İnsan Önce Ekmek

Geçtiğimiz günlerde Ümraniye’de Halk Ekmek Büfesi önünde yaşanan hadisede bir kadının “Yeter artık! Biz de 1 TL’ye sıcak ekmek yemek istiyoruz. Bunu bile bize çok görüyorsunuz” isyanı sosyal medyada gündem olmuştu. CHP’nin yerel seçim kampanya sloganı Derman Belediyeciliğiydi. Şu ana kadar bütün illerde ve ilçelerde CHP yerel seçim sloganına uygun ve yakışır bir hizmet sunmaya devam ediyor.

Hangi partiden olursa olsun belediyelerin görevi zaten halka hizmet etmek değil midir? Ancak AKP hükümeti-zihniyeti halka hizmeti oy olarak gördüğü için hazımsızlığı da artıyor. İşte, iki partinin sahip olduğu zihniyet-anlayış farkı da burada ortaya çıkıyor. Yerel seçim öncesi yaptıkları tanzim çadırları işe yaramadı. Aynı şekilde depoda kalan çürük patates ve soğanlarda pek bir işe yaramamış gibi görünüyor.

AKP’nin CHP Alerjisi Geçmiyor 

AKP gerek dış, gerekse iç politikada yaşadığı başarısızlığının, beceriksizliğinin faturasını CHP’den çıkarıyor. Esnaflara desteği reddediyor, EYT’liler için önergeyi reddediyor, emekliye 1500 TL ikramiyeyi reddediyor. Kısacası halkın iyiliği için yapılan bütün önergeleri reddediyorlar. Umarım, halkın bilinci uyanır ve olası seçimlerde AKP’ye gereken cevabı verir.

CHP, halka oy karşılığı hizmet etmiyor, bunun bir görev-hak olduğunun bilincinde. Anlaşılan AKP, son yapılan anketlerdeki düşüşün hırsını, hazımsızlığını CHP’li belediyelerin insanca yaptığı hizmetten çıkarıyor. Olanda sıcak ve ucuz ekmeğe muhtaç olan halka oluyor. AKP bu tavrı, hazımsızlığı, hasetliğiyle oy kaybetmeye devam edecek gibi görünüyor.

Geçtiğimiz günlerde çocukluktan kalma alışkanlığımı yitirmediğimi anladım. Yürüyüşe çıkarken yola martıların attığı bir parça ekmeği, alıp yeşilliğin üzerine koydum. Ne yazık ki, ülkemizde en büyük sıkıntı ekmekten geliyor. E(k)mek bu ikisi olmadığında açlık, yoksulluk her şey peşi sıra geliyor. Avcılar’da yaşanan intihar olayı vahim bir görüntüydü. Destek paketsiz kapanma içinde seri intiharlar umarım yaşanmaz.

Ülke en büyük ekmek sıkıntısını İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşamış. AKP’nin sürekli olarak laf söylediği İsmet İnönü dönemi. Ülke, o dönem dış siyaseti mantıklı ve akıllıca yönetebiliyordu. İsmet İnönü’nün zekâsı, ülkenin İkinci Dünya Savaşı’na girmesine engel oldu. Yaşanan ekmek sıkıntısı ülkenin yanlış yönetiminden değil, aksine sınırların dışında yaşanan olaylardan kaynaklanıyordu. İsmet İnönü’yü küçümseyenler bugün CHP’nin belediyecilik hizmetine engel olmaya çalışıyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika’yla ilişkiler derinleşiyor. Demokrat Parti ortaya çıkıyor. Ardından Marshall yardımı geliyor. Ülke borçlanıyor. Ülke siyaseti, İsmet İnönü’nün sosyal demokrat zekasından, Menderes’in “Amerikancı bireysel pragmatizm” politikasına doğru yol alıyor.

Oktay Akbal, 10 Kasım 2013 yılında Cumhuriyet Gazetesi’nde yazdığı köşe yazısında bu durumu şöyle yorumlamış “Savaş bitti, bu kez ilk genel seçimde yeni bir sağcı parti ortaya çıktı. Demokrat’tan AKP’ye… Hemen hemen birbirine benzer politikacı takımının yılları başladı.”

“Artık günlerimiz böyle bahtiyar geçecek
Her akşam soframızda daha taze mübarek
Göz nuru karşılığı kazandığım şey ekmek…”

Alkışlarımla,

Nil Yurda
(yurdayurtseven@gmail.com)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz