Ah! Şu Babiller

Ah! Şu Babiller

“Bu devir, sıradan insanların en parlak zamanı; duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir.”

Bu yıl kötüler yine çok çal’ıştı, iyiler sadece izledi. Birileri kaybetti, birileri kazandı. Birileri hayatının ilkini yaşadı, kimileri sonunu.. kimileri umut etti, kimileri umudunu kesti.. kimileri ağladı, kimileri güldü.

Andır zaman

Bugün günlerden neydi? Bugün ayın kaçı? Bu soruların geneli ya faturalaralarınızı ödeme sorumluluğu ya da o günde olacak önemli bir plan düşüncesinden ibaret değil mi?

Tarihi belli olmayan hayallerimiz, hedeflerimiz var. Barış diliyoruz ya dünya adına… Peki, barış ne zaman? ‘İsrail’le Filistin şu tarihte barışacak’ diyebilir misiniz? Sağlık diliyoruz ya peki kaçınız senede bir kan tahlili ya da chek-up yaptırıyor? Başarı diliyoruz ya bunun için şartlarınız hazır mı? Zorladınız mı imkansız olanları, mücadeleye hazır mısınız? Ne zaman başaracaksın? Mutluluk diliyorsun ya mutlu olmayı hak etmek için neler yaptın-yapacaksın?

İnsanın kendi kendine yarattığı ve bulduğu her birine isim koyduğu günler, aylar, yıllar… Ah! Şu Babiller… Oysa andır önemli olan. Her anınızı mutlu, pozitif, umutlu ve özel geçirmeye çalışın. En zor anlarınızda bile gülümseyin. “İyi insan gülüşünü sevdiğiniz insandır” der Dostoyevski, bu yüzden yüreği yüzünde, gülüşü güzel insanları alın hayatınıza…

Hayat üşenenlere gülümsemez

Üşenmeyin, ertelemeyin içinizden neyi yapmak istiyorsanız onu yapın. Sakın toplumun kafasına göre değil kendi prensiplerinize, duruşunuza, ideallerinize göre yaşayın. Devrimi önce kendiniz yapın, yaşayın. Bu yıl hayatınızın devrimi siz olun. Yaşadığınız yerden mutsuz musunuz? Gidin. Birlikte olduğunuz insanlarla mutsuz musunuz? Çıkarın hayatınızdan. Etrafınızda tavşanlarda olsa siz onlara uymayın bir kaplumbağa gibi azimle, olgunlukla, sakin, umutla bu zor yollarda yürümeye devam edin. Kazanan siz olacaksınız. Bırakın onlar koşsun siz anın tadını çıkararak yanınızdan geçenlerin kalbine dokunarak ilerleyin böylece hiç bir güzel ayrıntıyı kaçırmamış olursunuz.  “Arzularımı yok edin, bütün ideallerimi silin, bana daha iyi şeyler gösterin, seve seve peşinizden koşarım.” demiş Dostoyevski. Bu yıl kaplumbağa olun hayallerinizi, umutlarınızı, ideallerinizi daima sırtınızda taşıyın.

Güzel şeyler bırakın ardınızda ve gülümseyin. Gözlerinizi kapatın ve 2018’de yaptığınız iyilikleri düşünün, açın gözlerinizi ve gülümseyin. Doğaya ve insana iyilik yapın.

Düşün, Balıkesir’in bir köyünde çam ağacın var. Düşün, hiç tanımadığın bir üniversite öğrencisi sizin o bağışınızı hayalini kurduğu bir tiyatro oyununa hediye etmiştir. Açtım gözlerimi ve gülümsedim. İyi ki iyilik yapmışım.

Mısırlılar (Babilliler) olmasaydı yeni yılın ve zamanın bu denli farkında olabilir miydik? M.Ö.4000 yılında asma bahçelerinde kutlanmasaydı yeni yıl umudumuzu ertesi güne bırakabilir miydik? Yıl da, gün de andadır. Siz yine de Babilin asma bahçelerinden nasibinizi alın güzel anlardan güzel aylar yaşayın.

2019 yılının ideallerinizin hayallerinizle birlikte gerçekleşeceği bir yıl olmasını dilerim.

Ah! Şu Babiller… Neyse, Semiramis’in şerefine mutlu yıllar Türkiye

Alkışlarımla,

Yurda Yurtseven

(yurdayurtseven@gmail.com)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz