Özgür Özel’den Sert Çıkış: “Yargı Eliyle Darbe Girişimi”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partinin önceki genel başkanlarından Deniz Baykal’ı anma töreni sonrasında yaptığı açıklamalarda iktidara ve son yargı–adalet atamalarına yönelik çok sert değerlendirmelerde bulundu. Özel, özellikle Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı görevine getirilmesi üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alarak bunun siyasi bir tercih olduğunu savundu ve süreci “yargı eliyle darbe girişimi” olarak niteledi.

Anma töreninin ardından konuşan Özel, Baykal’ın siyasi mirasına vurgu yaparak, 1 Mart tezkeresi sürecini hatırlattı. Baykal ve CHP grubunun o dönemde kritik bir tutum aldığını belirten Özel, ABD’nin Irak işgalinin Türkiye üzerinden yürütülmesine karşı durulduğunu söyledi. Bu tavrın tarihsel önemine dikkat çeken Özel, CHP’nin dış politika ve bağımsızlık çizgisinin o gün de bugün de benzer olduğunu ifade etti.

Güncel siyasi tartışmalara geçen Özel, son yapılan adalet ve güvenlik bürokrasisi atamalarının doğrudan siyasi amaç taşıdığını öne sürdü. Erdoğan’ın “Türkiye bir hukuk devletidir” tezine karşı çıktıklarını belirten Özel, yürütülen soruşturmaların ve görev değişikliklerinin hukuki değil siyasi olduğunu savundu. Kendi değerlendirmesini şu sözlerle özetledi:
“Erdoğan, yargı eliyle darbe girişiminin altına imza attı.”

Akın Gürlek’in yeni görevine ilişkin de çok sert ifadeler kullanan Özel, daha önce yaptıkları başvuruları hatırlattı ve şu ifadeyi kullandı:
“Akın Gürlek, kendisi hakkında yaptığımız dört başvuru önünde duran HSK’nın başkanı oldu.”

Özel, Gürlek hakkında yaptıkları başvuruların işleme konmadığını, buna rağmen en üst konuma getirildiğini söyleyerek bunun tarafsızlık ilkesine aykırı olduğunu ileri sürdü. Gürlek’in mal varlığına ilişkin iddiaları da gündeme taşıyan Özel, sahip olunan taşınmazların gelirle orantısız olduğunu iddia etti ve bu konunun yargı denetiminden kaçırıldığını savundu.

CHP lideri, yürütülen süreçlerin partilerini durdurmaya yönelik olduğunu ancak bunun mümkün olmayacağını dile getirdi. Mücadele mesajı veren Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Bu kaleyi teslim alamazlar. İktidar yürüyüşümüzü durduramazlar.”

Partililere ve seçmenlere de seslenen Özel, baskı ve tehditlere rağmen geri adım atmayacaklarını belirtti. Sert ve meydan okuyan bir dil kullanan Özel’in şu sözleri de dikkat çekti:
“Zulmünüz artsın ki sonunuz gelsin, sizden korkan sizden beter olsun.”

Akın Gürlek hakkında kişisel sorumluluk vurgusu yapan Özel, onun geçmiş görevlerinde de siyasi iradeye bağlı hareket ettiğini öne sürdü. Bu çerçevede şu ifadeyi kullandı:
“Gürlek her zaman Erdoğan’ın maşasıydı, emir eriydi, onun adına suç işleyen, kul hakkı yiyendi.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi davaları ve yaklaşan duruşmalarla ilgili de konuşan Özel, görev değişikliklerinin davaların özünü değiştirmeyeceğini savundu. Ona göre mesele yalnızca koltuk değişimi değil, doğrudan siyasi yönlendirme. Gürlek’in bakanlık görevine gelmesinin geçici bir koruma sağlayacağını da iddia eden Özel, ileride yargılama yapılacağını ileri sürdü.

Özel, erken seçim çağrısını da yineledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğrudan seslenerek sandık çağrısı yapan CHP lideri, şu ifadeyi kullandı:
“Erdoğan bir seçime niyetlendiyse hemen bugün kararını alalım.”

Seçim için hazır olduklarını söyleyen Özel, siyasi rekabetin idari ve yargısal hamlelerle değil sandıkta yapılması gerektiğini belirtti. Demokratik meşruiyetin tek ölçütünün halk oyu olduğunu vurguladı.

Açıklamalarında İçişleri Bakanlığı döneminde yaşanan bir polis müdahalesini de hatırlatan Özel, dönemin bakanına gönderdiği mesajı yeniden gündeme getirdi. CHP İstanbul İl Başkanlığı’na yönelik geniş polis sevkiyatını eleştiren Özel, şu ifadeyi kullandı:
“Yerlikaya’ya il başkanlığımıza 5 bin polis soktuğunda mesaj yazmıştım, o mesajı bugün bir daha okusun.”

Özel’in konuşması, hem Baykal anmasının tarihsel göndermeleri hem de güncel siyasi gerilim başlıklarını bir araya getirdi. Açıklamalar, önümüzdeki günlerde siyaset ve yargı tartışmalarının daha da sertleşeceğine işaret eden güçlü mesajlar içerdi.

Özel’in açıklamaları, muhalefet–iktidar hattındaki gerilimin yeni bir aşamaya geçtiğini de gösteriyor. CHP yönetimi, yargı süreçleri ve üst düzey atamalar üzerinden yürüyen tartışmaları yalnızca hukuki değil, doğrudan siyasi rekabetin parçası olarak görüyor. Parti kurmayları da benzer biçimde, rekabetin sandıkta yapılması gerektiğini ve idari güç kullanımıyla sonuç alınamayacağını savunuyor. Önümüzdeki dönemde hem erken seçim tartışmalarının hem de yargı bağımsızlığı başlığının siyasi gündemin merkezinde kalması bekleniyor. CHP kanadı, söylemini sertleştirerek tabanı daha güçlü biçimde harekete geçirmeyi hedefliyor önümüzdeki süreçte özellikle bu dönemde sahada ve meydanlarda daha görünür olarak.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz